Bugün - 24 Şubat 2020 Pazartesi
Niğde 9°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlar
Eczaneler
Sponsorlar
Sayfalar
Yeni Üye
Gündem Ekonomi Sağlık Yaşam Kültür Spor Siyaset Eğitim Teknoloji Dünya Asayiş Diğer »
Yazar Detayları

Ömer Sabri KURŞUN

Ömer Sabri KURŞUN - Şiir ve yaşam ikilisi...

Şiir ve yaşam ikilisi...
Yazı Tarihi: 11 Ocak 2020 Cumartesi

Aklı, mantığı aşıp bizi ruhumuzun başka katmanlarına götüren bir sanattır şiir. Bir romanın anlattığından daha fazla duyguyu bazen tek bir dize ile hissederiz ruhumuzun derinliklerinde...
Böyle olduğundan şiir ve şiirsellik hep yanı başımızda olmalı kanımca; güne başlarken, otobüste, metroda, vapurda giderken ve gece yatarken biraz şiir, iyi gelecektir varlığımıza.

Düşün adamları "Sevilmek istiyorsan sevmeyi bil" dedikleri zaman gerçeği haykırıyor.
Sevgi duymaktır. Şarkılar, şiirler sevda sözcüklerini dünden bu güne kadar kalplerimize yazdığı.
Ya da ölümsüz bestekar Sadettin Kaynak´ın eserinde dediği gibi "Bir rüzgar gelir geçer sanmıştım, meğer başımda esen kasırgaymış sevgilim" dediği zaman insanın aşkını hıçkırıyordu.

Acaba Kerime Nadir´in aşk romanlarını nasıl unutabiliriz. Hıçkırık kitabında, saçları saman sarısı güzeller güzeli Nalan´ın dudaklarından kan aktığı zaman ona aşık olan Kenan, Nalan´ın kanlı dudaklarını öptüğü zaman; "Sen aklını mı kaçırdın Kenan, ben ölüme giden hastayım sen gençsin hayat dolu bir yaşam var önünde."

Kenan; "Sensiz bir hayatın benim için bir anlamı yoktur Nalan, senin kanlı dudakların bana hayat veriyor, sen ne zaman öksürsen dudaklarında kan gördüğüm gün, ben o gün yaşayamıyorum Nalan´´.
İnsanlığın doğuşundan 20. yüzyıl sona ererken büyük aşklar yaşanmıştır. Çünkü sevmek ya da sevdalanmak tabiat kanunudur, ama sevmenin çeşitleri vardır.
Kimi insan memleketine sevdalanır, kimi insan bilimi hedefler, kimi insan insanın kölelik düzenlerini yıkmak için canını ortaya koyar… Spartaküs gibi, ya da burjuva yaşamdan gelip kişilerin yoksulluğunun kader olmadığını Kapital kitabıyla yeniçağ başlatan bilim dehası Karl Marx gibi.
Ne demişti büyük şair Nazım Hikmet?
"Kimi insan bulutların çeşidini bilir, ben hasretlerin. Kimi insan ezbere sayar yıldızların adını, ben hasretlerin."
Evet bunları yapabilmek için ise insanın içinde sevgi olmalı, sevmek insan olmanın temel ilkesidir.
Seven kalpler ümitsiz kalmaz, sevenin ümidini hiçbir şey alamaz, sevgisiz sevmek olmaz…

Duygulardan arınmış insan, insanlık niteliklerini kaybetmiş demektir.
Keyif aldığınız şeylere odaklanın ve bunları deneyimleyin. Ama en başta sevmeyi öğrenin, sevgi duyun her şeye, yaşama ve hayata, insanlara…
Sevgi duyan, içinde sevgi barındıran her insanın içinde şiirsel bir yan vardır…
Yeter ki bunu keşfetmesini bilsin…
O nedenle şiir gibi olmalı insan için yaşamak… Şiir tadında dolu dolu sevda ile yaşamalı hayatı…
İnsan yaşamalı! Yaşamalı her şeye rağmen.
Çiçeklerle, öykülerle, şarkılarla, şiirlerle… Severek, özenle yaşamalı. Günesin doğumundan zevk almalı… Yılların bıraktığı izleri silerek ve bütün acıları toprağa gömerek, sislerin ardından gelen sevgiliye: sarılmak, koklamak ve mavinin kayaları sarması gibi, yeşilin ilkbaharla buluşması misali…
Tüm hüzünleri, şiirlerde bırakıp: karanlığı delen bir ışık misali aydınlıkla buluşmalı…
Şiir gibi olmalı yaşam, şiirleri şarkıya dönmeli bazen...
Hangi anda geçiyor olursa olsun keskin bir bıçak griliğinde ışıldayan tutkulu bir şiir gibi olmalı.
Kazandığımızda ve kaybettiğimizde, özlediğimizde ve kavuştuğumuzda, gittiğimizde ve beklediğimizde bile satırlarına dokunabileceğimiz bir şiiri yaşar gibi yaşamalıyız hayatı.

Hissettiğimizden daha kısa olmasını istediğimizden daha uzun bir yolculuk gibiyken hayat… ve her köşesinde binbir gizem varken… ve bizler kaybediyorken her an biraz daha… ve ölüyorken bir çocuk, bir kadın ve bir adam bir köşede bağırarak… ve duymuyorken kendi sesimizin dışında hiçbir sesi… ve yanılıyorken sık sık… ve hep bir telaşı taşıyorken koşar adım yürüyüşlerimizde… ve saklanıyorken kalabalıklara… ve hep kaçmak istiyorken kalabalıklardan, durup biraz öfkelenmeliyiz!

Evet öfkelenmeliyiz.
Çünkü ben içinde öfke olmayan bir şiir okumadım henüz. Çünkü ben öfkeyle hatırlanmayan bir geçmişe şahit olmadım. Çünkü ben öfkesiz bir hayal kurana rastlamadım.
Bir öfkeyi bir şiire dönüştüren adalettir muhakkak, o halde adaletli bir öfke hayatımızı şiir kılmanın en aydınlık yoludur.
Bir çocuğun yüzüne kandan bir korku çizene, bir annenin sol göğsünü bir kurşunla çalana,
Bir çiçeğin bağrına ateş düşürene, bir gülümseyişin üstünü kara bir gölgeyle örtene,
Bir babayı utandırana, bir türküyü susturana,
Bir kızı küstürene, bir delikanlının cebindeki son banknota göz dikene, bir kuşu kafese koyana,
Bir köpeğe taş atana, bir tayı şekerle kandırana, sınırlara tapana, toprakları kanla sulayana, ihtiyacından fazlasını avlayana, reklamlara inanana, inananları horlayana, kalbi taş olana, taşı zalime atmaya korkana, her yerde herkes olana, hiçbir yerde kendi olamayana, gece yastığa baş koyarken zulme hayıflanmayana, mazluma yas tutmayana, zalime alkış tutana karşı dimdik bir öfkeyle yaşarsak eğer ve inanırsak adaletin her birimizin boynuna borç olduğuna işte o zaman görkemli bir şiir olur yaşamak.
Elindeki taşı sorana “şair aşka boyun eğer zulme değil” diyen o aziz üstada…

Şiir; duyguların kalbe yansımasıdır…
Şair ise; duyguların kalbe yansımasını kâğıda nakış gibi süsleyip aktarmasını bilendir…

Kim; Barış adına, Sevgi adına, insanlık adına yoklama alırsa, Ben; ‘Buradayım’ ve Bizi daha çoğul BİZ olmaya bekliyorum…
Sevin, sevilin, hayat sevince güzel ve diyelim her bir cümleye; atalarımızdan emanet aldığımız bu Vatanın sahipleri yalnızca bu Vatanı karşılıksız seve bilenlerdir… Hasan Tahsin ’lerin, Fethi Sekin’ lerin yaşadığı İstiklal Ruhumuzun Sembol Şehirlerinden birisi olan Ege'nin incisi İzmir'imizin sabahından başlayıp tüm Vatanımın, Türk Dünyasının, Müslüman âleminin ve tüm Dünya insanlığın yüreği insanlık sevgisi sıcaklığıyla dolsun Cuması Kutlu olsun...
Mutlu ve umutlu, acısız, gözyaşsız günler dilerim.
Gönül soframdan gönül sofranıza muhabbet olsun…

Şiir gibi Yaşamak

Yeniden yaşama şansım olsaydı
Şiir tadında sürdürmek isterdim hayatı
Devam etsin diye, virgüllerden ayrılmaz
Hiç koymazdım satır sonlarına noktayı
Hep heyecanlarım olsun diye sık kullanırdım ünlemleri
Soluksuz yaşamak için, kaldırırdım kesik çizgiyi
Asla bırakmazdım şiirde yapılan teşbihleri
Şiirimde yaşananların, yazılan repliklerin
Ezberlettiğim kişileri hep olmalıydı
Birinci ve ikinci tekil şahıs kahramanları
Kesinlikle bozmamak için büyüyü
Sokmazdım araya üçüncü tekil şahısları
Ve öyle lirik, romantik bitirirdim ki
Duygu dolu dizelerin sonlarını
Sonsuza dek sürsün diye uzatırdım
Hiç bitmeyen üç noktaları...

18 09 2009
Ömer Sabri Kurşun"

 
İletişim E-Posta: omersabrikursun@hotmail.com. - Telefon:
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

Alçak bir silâh__ İftira__
Bir Kitap Gibidir Hayat
Kişilik ve Karakter
Ölüm acılı mı, acısız mı?
Şiir ve yaşam ikilisi...
Beklemek, hayatın gizli öznesidir
Güneş'imin doğduğu kent
Sustum
Dolunay vardı gökyüzünde...
Sensiz ve Sessiz...
Diğer Yazarlar

Yaşımı Soruyorsun
Çamardı..Demirkazık
Çocukların Rasim amcası...
Üstün Zekalı – Üstün Yetenekli Çocukların Ortak Özellikleri
NİĞDE KIŞ TURİZMİ
Canım yavrum
KAYBOLAN YILLARIMI GERİ VERSELER
Alçak bir silâh__ İftira__
Veda Treni
Buyurun Konkordato Ve Harcamaya…
E-Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Ömer Sabri KURŞUN
Alçak bir silâh__ İftira__
İftira TDK da ve sözlükte açıklam...
Hüseyin Ülkü KORKMAZ
Veda Treni
Çocukluk yıllarında gece başımı yastığa koy...
Hülya Sezgin
Çocukların Rasim amcası...
Aslında onu hiç görmedim, tanımadım. ...
Yaşar ARIK
Yaşımı Soruyorsun
  Sen … Yaşımı soruyorsun.Normal yaşı...
Talip PEKER
Çamardı..Demirkazık
Çamardı'da spor neden gelişmez?  Nede...
Hayrettin YENEL
ÇOK ÖZLEMİŞİZ …
  Hayrettin YENEL E-Posta : hayretti...
Lerzan KARABAYIR
Üstün Zekalı – Üstün Yetenekli Çocukların Ortak Özellikleri
Toplumumuzda yeni yeni anlaşılmaya ve tanılanıp ge...
Melek DÖNMEZ
KAYBOLAN YILLARIMI GERİ VERSELER
Özgürlük mü vardı yıllar ö...
Neşe KIZILYAR
Canım yavrum
"Şimdi annem bana gene nasihat edecek" diye s&ou...
Akın Gönen
NİĞDE KIŞ TURİZMİ
Aralık ve Ocak ayları, ülke siyaset ve ekonom...
Firat ENSARİ
Buyurun Konkordato Ve Harcamaya…
Yeni çağın insanını var kılan yaşamla olan ...
Arif TEMİR
Doğum ve evlat edinme sonrası izin hakları
Çalışma hayatında çalışanların ö...
Anket

Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?


  Çok Güzel12444 Kişi (% 99 )
  İdare Eder74 Kişi (% 0 )
  Biraz Kötü11 Kişi (% 0 )

Toplam 12529 Kişi

Hava Durumu ( Niğde )
Bugün
0°°C - 9°°C
Salı
1°°C - 12°°C
Çarşamba
1°°C - 7°°C
Perşembe
-2°°C - 11°°C
Namaz Vakitleri ( Niğde )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
05:5507:1513:0016:0418:3419:50

24 Şubat 2020 Pazartesi
Röportajlar
Niğde Anadolu Kültür ve Sanat Derneği Başkanı Erol Uğurlu ile röportaj
RÖPORTAJ: Hüseyin Ülkü KORKMAZ Niğde Anadolu Kültür ve Sanat Derneği Başkanı Erol Uğurlu ile yaptığım röportajı sunuyorum. ...
»
»
»
Tarihte Bugün
1369 - İbn-i Battuta'nın vefatı.
1918 - Trabzon ve Yomra'nın kurtuluşu.
Kim Kimdir
Günün Sözü
Kötü adın çirkinliği harften, deniz suyunun acılığı kap?tan değildir?
(Mevlana)
Arşiv Arama
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Eczaneler
Sponsorlar
Sayfalar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(1465 Online) 0,20ms